Eyyüp Kadir İNAN
Kuruluşundan bugüne AK Parti, istikrarlı yönetimin ve sürdürülebilir siyasetin teminatı olarak kadro yetiştirme işini bir refleks değil, bir ideal olarak görmüş; gençleri sadece siyasete dâhil eden değil, siyasetin merkezine taşıyan bir anlayışı benimsemiştir.
AK Parti’nin gençliğe verdiği kıymet, dönemsel bir politika tercihi değil, kurumsal bir karakterin tezahürüdür. Gençliğin enerjisini doğru mecralara yönlendirmek, siyasetle bağ kurmasını sağlamak ve her şeyden önemlisi onu devlet yönetimine dair söz sahibi kılmak, partinin kurucu felsefesiyle doğrudan ilişkilidir. Bu yönüyle, AK Parti’nin gençlik politikaları sadece seçim odaklı değil; aynı zamanda toplumsal inşa, temsil eşitliği ve siyasal süreklilik açısından da özel bir yere sahiptir.
Teşkilat Tecrübesi: Yerelden Genele Uzanan Bir Yetişme Süreci
Siyasette derinlik, yalnızca alınan kararlarla değil; o kararlara giden yolun nasıl yüründüğüyle ölçülür. Bu bakımdan Eyyüp Kadir İnan’ın siyasi tecrübesi, AK Parti’nin gençleri yalnızca izleyici olarak değil, sürecin asli unsuru olarak değerlendiren yaklaşımının sahadaki yansımasıdır. Onun serüveni, İzmir’de bir mahalle teşkilatında başlayan ve zamanla ülke siyasetinin merkezinde şekillenen bir hikâyeyi barındırır. Bu, hem AK Parti’nin gençlik teşkilatlanmasındaki dinamik yapısını hem de kadrolarına verdiği önemi gözler önüne seren tipik bir örnektir.
İnan’ın lise ve üniversite yıllarında AK Parti teşkilatlarıyla tanışması, klasik anlamda bir siyasi yönelişten öte, bir aidiyet hissiyatıyla yoğrulmuş bir mensubiyet bilincini ortaya koyar. Özellikle 2010 sonrası dönemde, gençlik kollarında aldığı aktif görevler, onun sadece bir destekçi değil; yük alan, inisiyatif kullanan ve çözüm üreten bir genç aktör olarak sivrilmesine zemin hazırlamıştır. Üniversite gençliğini siyasete kazandırma ve teşkilat yapısını üniversite kampüslerine taşıma konusunda üstlendiği sorumluluklar, AK Parti’nin yükseköğretim düzeyindeki örgütlenme kapasitesine ciddi katkılar sunmuştur.
Teşkilatın içinden gelerek büyümüş olması, İnan’ın politik duruşuna özgün bir derinlik katmıştır. Görev yaptığı her kademede; yerel dinamikleri göz ardı etmeden genel merkezin vizyonuyla bütünleşen bir siyaset dili inşa etmeyi başarmıştır. Bu, sadece yukarıdan aşağıya değil; aynı zamanda aşağıdan yukarıya bir temsil gücü doğurmuş ve AK Parti’nin gençlik kademelerinde kök salan bir anlayışı pekiştirmiştir.
Gençlik Kolları Genel Merkezindeki çeşitli görevleri ise, İnan’ın teşkilat tecrübesinin sadece organizasyonel değil, aynı zamanda stratejik boyutlarda da geliştiğini gösterir. Seçim dönemlerinde genç seçmene yönelik saha kampanyalarının planlanması, üniversitelerde siyasal farkındalık oluşturmaya dönük projelerin yönetilmesi gibi sorumluluklar, onu siyasi iletişim konusunda donanımlı kılmıştır.
Gençlik Politikalarının Ön Safında
21.yüzyılın siyasal iletişim dili, artık yalnızca miting meydanlarında ya da klasik propaganda araçlarında değil; dijital mecralarda, ekranlar arası geçişlerde ve sosyal medya platformlarının dinamik yapısında şekillenmektedir. AK Parti, bu dönüşümün farkına erken varmış ve siyaset dilini zamana uygun biçimde dönüştürme konusunda kararlılık göstermiştir. Bu sürecin en belirgin aktörlerinden biri ise, kuşkusuz Eyyüp Kadir İnan’dır.
2021 yılında AK Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı olarak atanan İnan, bu göreve geldiğinde Türkiye, hem siyasi hem toplumsal açıdan çok katmanlı bir değişim döneminden geçmekteydi. Pandemi sonrası dijitalleşme ivme kazanmış, genç kuşaklar klasik siyaset diline mesafe koymaya başlamıştı. İnan, bu kırılmayı iyi okuyan nadir genç siyasetçilerden biri olarak, gençliğe hitap edecek yeni bir siyasal söylem inşa etti. Onun liderliğinde gençlik kolları, yalnızca saha faaliyetleriyle değil; dijital strateji, tasarım odaklı iletişim ve kullanıcı deneyimi temelli projelerle de öne çıkmaya başladı.
Bu dönemde gençlerin sık kullandığı platformlarda AK Parti gençliğini görünür kılma çabası, yalnızca bir sosyal medya kampanyasından ibaret kalmamış, aynı zamanda kurumsal bir strateji hâline gelmiştir. Twitter, Instagram ve YouTube gibi mecralarda gençlik kollarının içerik üretimi, İnan’ın önderliğinde daha canlı, daha sahici ve daha etkileşimli bir hâl almıştır.
Eyyüp Kadir İnan’ın iletişim yaklaşımında dikkat çeken bir diğer unsur, dijital araçlarla “ulaşılabilir siyasetçi” imajını pekiştirmesidir. Gençlerle doğrudan iletişim kurabileceği platformlar oluşturmuş, söyleşi serileri ve dijital sohbet yayınları ile klasik siyasetçi-protokol çizgisini aşan bir yakınlık kurmuştur. Sahici, sade ve içten bir anlatım diliyle konuşan; ajans diliyle değil, gençlerin diliyle düşünen bir profil inşa etmiştir.
Bu dönemde gençlik kampları, saha ziyaretleri ve üniversite etkinlikleri de dijitalle entegre biçimde kurgulanmış; her fiziksel temasın aynı zamanda dijital bir yansıması olması sağlanmıştır. Böylece gençlik çalışmaları, sadece “anlık bir etkinlik” olmaktan çıkarılıp sürekliliği olan bir iletişim sürecine dönüştürülmüştür. Özellikle seçim dönemlerinde geliştirilen özgün dijital içerikler (kısa videolar, genç seçmene hitaben hazırlanan kampanya mesajları, infografik tabanlı anlatımlar) hem AK Parti’nin gençlerle kurduğu bağı güçlendirmiş hem de Eyyüp Kadir İnan’ın stratejik düşünme yetkinliğini ortaya koymuştur.
Bu çerçevede İnan, gençlik sosyolojisini, iletişim psikolojisini ve yeni kuşakların algı dünyasını okuyabilen bir siyasi aktör olarak öne çıkmıştır. O, gençlik kollarını modern çağın gereklerine uygun biçimde dönüştürmüş; iletişimi emir-komuta zinciriyle değil, etkileşim odaklı bir yapı üzerinden kurmuştur.
Bu dönemde AK Parti’nin gençliğe dair imajı, büyük oranda Eyyüp Kadir İnan’ın yönettiği bu stratejik hat üzerinden şekillenmiştir. Onun inşa ettiği gençlik dili, hem gelenekle bağını koruyan hem de geleceğe uzanan bir çizgi taşımaktadır. Bu yaklaşım, gençliğin siyasete katılımını yalnızca oya indirgemeyen; aynı zamanda aidiyet, temsil ve katkı ilkeleriyle şekillendiren bir siyaset felsefesinin ürünüdür.
Milletvekilliği ve Genel Sekreterlik: Siyasi Karar Mekanizmalarına Genç Temsil
Siyaset yalnızca fikir üretmekle değil, aynı zamanda o fikirleri karar süreçlerine taşıyabilecek donanıma ve temsili güce sahip olmakla anlam kazanır. Eyyüp Kadir İnan’ın siyasi kariyerinde 14 Mayıs 2023 seçimleri bir dönüm noktasıdır. Bu seçimlerde İzmir milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne giren İnan, yalnızca gençliğin değil; dijital çağın değerlerine, katılımcı siyasete ve kuşaklar arası diyaloğa önem veren bir temsil anlayışının da sembolü olmuştur.
İzmir gibi sosyolojik olarak çok katmanlı, siyasal eğilimleri itibarıyla rekabetin yüksek olduğu bir şehirden seçilmiş olması, İnan’ın temsil kapasitesinin yalnızca parti içi değil, toplumsal düzeyde de dikkate alındığını gösterir. Meclis’te genç bir siyasetçi olarak sergilediği tutum; saygın, ölçülü, konulara hâkim ve dikkatli bir siyasi üslubun ürünü olarak dikkat çekmiştir. Komisyon çalışmaları, gençliğe dönük yasa teklifleri ve yerel ziyaretlerle oluşturduğu temsil haritası, milletvekilliğini sadece bir sıfat olarak değil, bir sorumluluk alanı olarak değerlendirdiğini ortaya koymuştur.
Eyyüp Kadir İnan’ın bu temsil yolculuğunun doğal devamı, AK Parti’nin 8. Olağan Kongresi sonrası yaşadığı kurumsal yeniden yapılanmada aldığı Genel Sekreterlik göreviyle taçlanmıştır. Bu görev, partinin en stratejik pozisyonlarından biridir. Genel sekreter, teşkilatın işleyişinden hukuk işlerine, kurumsal iletişimden seçim organizasyonlarına kadar geniş bir alanda hem yürütücü hem denetleyici bir rol üstlenir. İnan’ın bu göreve getirilmiş olması, partinin gençliğe olan güveninin kurumsal düzeye taşındığını ve genç bir aktörün artık karar alma masasında olduğunu göstermektedir.
Genel Sekreter olarak görev yaptığı süreçte, parti içi disiplini ve kurumsal aidiyeti koruma hususunda gösterdiği titizlik, onun teşkilatçı yönünün sürekliliğini gösterir. Aynı zamanda teşkilatları dinleyen, görüş alan, öneri toplayan ve onları sistematik hale getiren bir koordinasyon anlayışı geliştirmiştir. Özellikle 2025 sonrası siyasetinde AK Parti’nin yeniden genç seçmenle bağ kurma stratejisinde İnan’ın sekreterlik pozisyonundaki katkısı görünür hâle gelmiştir.
İnan, bu görevde yalnızca yönetsel bir aktör değil; aynı zamanda siyasi kültür taşıyıcısı ve kadro üretiminde denge kurucu bir figür olarak işlev görmektedir. O, görev yaptığı her kademede olduğu gibi, Genel Sekreterlik pozisyonunda da siyaseti bir makam değil, bir hizmet ve sorumluluk alanı olarak değerlendirmiştir. Bu yaklaşım, AK Parti’nin kurumsal hafızasında gençliğin yerinin ve öneminin yalnızca söylemde değil, işleyişte de karşılık bulduğunu göstermesi bakımından kayda değerdir.
Dolayısıyla, milletvekilliğinden genel sekreterliğe uzanan bu süreç, Eyyüp Kadir İnan’ın bir siyasi kariyer inşa etmesinden öte, bir kadro hareketinin içinde filizlenen ve o yapının taşıyıcı unsurlarından biri hâline gelen bir aktörün yükselişidir. Bu yükselişin temelinde liyakat, sadakat, temsil gücü ve stratejik düşünme yetkinliği olduğu kadar, AK Parti’nin gençleri sadece geleceğin değil, bugünün de kurucu unsurları olarak görme iradesi vardır.
Siyasi Duruş, Hitabet ve İmaj: Gelenekten Geleceğe Bir Aktör
Bir siyasetçinin varlığı, sadece üstlendiği görevlerle değil; temsil ettiği değerler, kurduğu dil ve bıraktığı izlenimle anlam kazanır. Bu bağlamda Eyyüp Kadir İnan’ın siyasi duruşu, klasik anlamda bir görev insanı olmanın çok ötesinde, AK Parti’nin geleneksel köklerini geleceğin siyasal iletişimiyle buluşturan bir genç aktör olarak şekillenmiştir. Onun hitabet tarzı, kavramsal tercihleri ve siyasal kimliği; hem parti içindeki genç kuşaklara ilham veren hem de toplumun farklı kesimlerinde güven telkin eden bir etki alanı doğurmuştur.
Eyyüp Kadir İnan’ın hitabet tarzında dikkat çeken en önemli unsur, kavramlara hâkimiyetle sadelik arasında kurduğu dengedir. Ne akademik soyutlukla halktan kopuk bir söylem ne de popülizmle içeriği boşaltılmış bir mesaj verme eğilimi taşır. Bu denge, özellikle genç seçmenle kurduğu dilde kendisini güçlü biçimde gösterir. Gençlerle temaslarında onların hayat dünyasına yakın duran, yaşadıkları sorunlara kulak veren, onları bir “hedef kitle” değil, bir “ortak” olarak gören bir yaklaşım sergiler.
Bu bağlamda İnan’ın siyasi duruşu, modern ile gelenekseli çatıştırmayan, bilakis sentezleyen bir çizgi izler. Bir yandan milli ve manevi değerlere olan bağlılığını açıkça dile getirirken, diğer yandan günümüz dünyasının çok boyutlu krizlerini ve gençliğin sosyolojik değişimini göz ardı etmeyen bir perspektif sunar. Onun şahsında, siyasetin “gelenekle beslenen ama geleceğe bakan” bir damar taşıdığı görülür. Bu da AK Parti’nin kuruluş ilkeleri ile bugünün ihtiyaçları arasında kurmaya çalıştığı köprüyle birebir örtüşür.
İmaj açısından değerlendirildiğinde ise Eyyüp Kadir İnan, siyasette ‘ulaşılabilirlik’ ve ‘samimiyet’ kavramlarının yeni kuşaklara nasıl yansıtılabileceğini gösteren bir figürdür. Giyimiyle, hitabıyla, sosyal medya dilindeki doğallıkla; protokole sıkışmış bir siyasi kimlikten çok, içinden geldiği gençliğin reflekslerini taşıyan bir aktör görünümündedir. Bu yönüyle, sadece bir yönetici değil, bir “rol modeli” olma vasfı taşır. Bu da onun AK Parti’nin siyasi kültürü içerisinde, özellikle gençliğe dönük ideal figür arayışının önemli bir karşılığı hâline gelmesini sağlar.
Siyasi sadakat ve kurumsal duruş konusunda ise gösterdiği hassasiyet, onu sadece gençlerin değil, parti içi hiyerarşinin de güven duyduğu bir isim haline getirmiştir. Teşkilatın diliyle gençliğin dili arasında köprü kurabilme becerisi, ona sadece siyasi pozisyon kazandırmamış, aynı zamanda kurumsal aidiyetin taşıyıcısı olma sorumluluğunu da yüklemiştir.
Cihad İslam YILMAZ sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.