
Astsubay eşi Nurcan Karakaya ve 1 yaşındaki bebekleri Bedirhan Mustafa Karakaya’nın pkk tarafından şehit edilmesi terörün vicdanlardan uzak kanlı yüzünü bir kez daha görmemize neden oldu.
Yürekleri yakan bu olay sonrasında terörle mücadele de çok daha kararlı ve sert önlenmelerin alınması kaçınılmazdır. Çünkü Devletin asli görevi vatandaşının mal ve can güvenliğini sağlamaktır. Vatandaşına karşı gelebilecek en küçük tehdit karşısında devletin tüm tedbirleri alması ve güvenlik politikası geliştirmesi gerekmektedir.
Terörün siyasal uzantılarından finansörlerine, dağdaki militanlarından sosyal medya destekçilerine kadar hiçbirine yaşam alanı tanımamak ve ‘acımasızca’ mücadele etmek şarttır. Vatandaşa silah doğrultmuş tüm terör odaklarının istisnasız yok edilmesi gerekmektedir.
Terörist zihniyetin ifade özgürlüğü veya siyasal dokunulmazlık kapsamında değerlendirilmesi de mümkün değildir. Bu zihniyete sahip kişiler devletin herhangi kurumunda hiçbir şekilde istihdam edilmemeli, kamu ihalelerinden men edilmeli, üniversiteleri terör yuvası haline getirmeleri önlenmelidir. Dahası vatandaşlıktan çıkarılmalıdır.
Bu mücadele bazı çevrelerce etnik milliyetçilik veya faşizm ile bağdaştırılmaya çalışılabilir. Ancak terör insanlık sorunudur. Bu yüzden nerden geldiğinin hiçbir önemi yoktur. Daeş ve dhkpc’nin pkk’dan en küçük bir farkı yoktur.

Cihad İslam YILMAZ sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.