Mescid-i Aksa Üzerine..

3 Mescidimizden biri olan Aksa yıllardır işgal altında.. 1.5 Milyarlık İslam alemi olarak 8 milyonluk işgalci İsrailin pervasız saldırıları karşısında pasif protestolar yapmaktan öteye geçemiyoruz.

Müslüman devletler ise her yeni gün saldırılarını bir adım öteye taşıyarak izzet ve onurumuzu ayaklar altına alan işgalcilere karşı birleşmek yerine Irak’ta, Suriye’de, Afganistan’da, Yemen’de birbirlerinin kanını akıtmak ile meşguller.

Yerin dibine batsın hesaplarınız, paranız, korkularınız, diplomasiniz.. Haremimizin içinde hergün kardeşlerimiz şehid edilirken, kadınlarımızın namusuna el uzatılırken hala birileri Amerika ile 100 Milyar Dolarlık anlaşmalar yapabiliyorsa biz daha aydınlık günleri çok bekleriz.

Mescid-i Aksa gündemimizde ilk sırayı tutmadığı sürece cennet bize ne kadar helal olur? 144 dönümlük Aksa’yı koruyamıyorsak ailemizi korumuşuz neye yarar? Gençlerimizin Sosyal medyada sevgili kovalamaya ayırdığı efor Kudüs için sarfedilmedikçe kimliğimizde islam yazmış ne önemi var? Mescid-i Aksa’da Cuma kılınamazken bizim klimalı camilerde kıldığımız namaz ne kadar mübarek olur?

Korkuyu öldürmedikçe kardeşlerimiz şehid olmaya, izzetimiz çiğnenmeye devam edecektir. Ölüm bir kez gelecek, neden bu kan Kudüs için Aksa için akmasın?


“Bırakın savaşçı onuruyla ölelim!
Allah’ım! Ümmetin suskunluğunu sana şikâyet ediyorum!
Ben ki kocamış bir yaşlıyım. Kurumuş iki elim, ne kalem tutuyor ne de silah!
Sesimle yeri inletecek güçte bir hatip de değilim!
Ben ki saçları ağarmış, ömrünün son demlerinde, türlü hastalıkların yıktığı ve üzerinde zamanın belâlarının estiği biriyim!
Tek isteğim, benim gibi Müslümanların zaaf ve aczinden müteessir olanların yazmasıdır!
Siz ey Müslümanlar! Suskun ve aciz, helâk olmuş ölüler!
Hâlâ kalpleriniz sızlamıyor mu, başımıza gelen bu acı felâketler karşısında? Bir halk yok mu? Hiç mi kimse yok, Allah için ve ümmetin namusu için kızacak?
Şerefli direnişçilerken, bizleri katil teröristler olarak ilan edenlere karşı duracak! Bu ümmet utanmaz mı, şerefi çiğnenirken?
Omuzlarımıza el verecek ve gözyaşlarımızı silecek bir bakış! Bu ümmetin kurumları, sivil güçleri, partileri, teşkilâtları ve bariz şahsiyetleri, Allah için kızmaz mı? Tümü birden sokaklara dökülüp, bizim için dua etmeye;
“Ey Rabbimiz! Gücümüzü topla, zaafımızı gider ve mü’min kullarına yardım et!” diye çağıramaz mı? Buna da mı gücünüz yetmiyor?
Yakında bizim büyük ölümlerimizi duyacaksınız, o zaman alınlarımızda şu yazılacak:
“Bizler direndik! İleri atıldık ve kaçmadık!”
Ve bizimle birlikte çocuklarımız, kadınlarımız, yaşlılarımız ve gençlerimiz ölecek! Onları, bu suspus ve bön ümmete yakıt yapacağız!
Bizden, teslim olmamızı ve beyaz bayrak dikmemizi beklemeyin! Çünkü biz, bunu yapsak da öleceğimizi biliyoruz.
Bırakın savaşçı onuruyla ölelim!
Dilerseniz bizimle olun, elinizden geldiğince, öcümüzü sizden her biri boynuna taksın!
Dilerseniz bize acıyarak ölümümüzü izleyin! Temennimiz, Allah’ın, emaneti savsaklayan herkesten kısas almasıdır! Umarız bizim aleyhimize olmazsınız!
Allah aşkına, bari aleyhimize olmayın!
Ey ümmetin liderleri, ey ümmetin halkları!
Allah’ım!
Sana şikâyette bulunuyorum…
Sana şikâyette bulunuyorum…
Gücümün azlığını, imkânımın yetersizliğini ve insanlara karşı zaafımı Sana şikâyet ediyorum.
Sen mustazafların Rabbisin… Sen bizim Rabbimizsin… Bizi kime bırakıyorsun? Bize cehennem olacak uzaklara mı? Veya düşmana mı?
Allah’ım! Akıtılan kanlar, dokunulan ırzlar, çiğnenen hürmetler, yetim bırakılan çocuklar, oğlunu yitirmiş anneler, dul kalmış kadınlar, yıkılmış evler ve ifsad edilmiş ekinler aşkına Sana şikâyette bulunuyorum.
Sana şikâyette bulunuyorum! Gücümüz dağıldı… Birliğimiz bozuldu… Yollarımız ayrıldı…
Halkımızın zaafını ve ümmetimizin bize yardım edip, düşmanı yenmedeki aczini Sana şikâyet ediyoruz…”
Eylül 2003

ŞEHİD Şeyh Yasin


Cihad İslam YILMAZ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Yorum bırakın